SON DAKİKA
hava -1°


Google News

KADIN-DER BİR KEZ DAHA KADINA ŞİDDETE DUR DEDİ

Son Güncelleme :

25 Kasım 2023 - 19:05

KADIN-DER BİR KEZ DAHA KADINA ŞİDDETE DUR DEDİ

Kadınlar Derneği (Kadın-Der) “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında basın açıklaması yayınladı.

 

Kadın-Der, kadına yönelik şiddete bir kez daha dikkat çekerek, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yazılı bir basın açıklaması paylaştı. Kadın-Der Başkanı Esen Ersoy tarafından yayınlanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

 

“1960 yılında Dominik Cumhuriyetinde Mirabel kardeşlerin erkek tahakkümüne karşı çıkmaları ve hayatlarını kaybetmeleri; 1999 senesinde Birleşmiş Milletler kararıyla 25 kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele gününün ortaya çıkmasına neden olmuştur.

 

Kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan ve kadınları etkileyen cinsiyete dayalı ayrımcılık ile fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmeleriyle veya acı çekmeleriyle sonuçlanan her türlü tutum ve davranış, KADINA YÖNELİK ŞİDDETTİR.

 

Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Bu sorunun çözümü için kolektif bir çaba gerekmektedir. İstatistikler, maalesef kadınların günlük yaşamlarında maruz kaldıkları fiziksel, duygusal ve ekonomik şiddetin hala varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Nitekim ülkemizde son 15 yılda 4 bin 86 kadın öldürülmüş, 2023 yılının son 10 ayında 350 kadın erkeler tarafından katledilmiştir.

 

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmelere de taraf olan Türkiye`de “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” ile yasal değişiklikler yapılmış olsa da yine de kadına yönelik şiddeti engellenmemektedir çünkü şiddet olgusu bireysel bir konu olmaktan öte toplumsal bir meseledir.

 

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, kadın haklarına duyarlılığı artırmak, toplumun dikkatini bu soruna çekmek ve dayanışma içinde bir araya gelmeyi sağlamak adına önemli bir fırsattır. Bu gün, sadece kadınların değil, tüm toplumun bu konuda bir adım atması için bir vesile olmalıdır. İlk adım, farkındalık yaratmak ve sessizliği bozmaktır.

 

Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için ;toplumun bilinçlendirilmesi yani eğitilmesine önem verilmelidir.

 

Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için ;bizzat şiddetin aracı ve sonucu olan eril dil, kullanım dışında kalmalıdır.

 

Kadına yönelik şiddetle mücadele, sadece 25 Kasımlarla kalmayıp, sürekli olmalıdır… Bu konuda vakaların en yakın tanıkları olan sivil toplum örgütleri, özellikle kadın dernekleri ile bakanlık nezdinde işbirliği yapılmalı, fikir ve önerilerine yer verilmelidir.

 

Kadına karşı şiddetle mücadele, toplumsal düzeyde ortak ve kararlı bir şekilde yürütülmelidir. Bu bağlamda, şiddeti doğuran ve devamlı hale getiren olumsuz tutum ve davranışları ele almak hayati bir öneme sahiptir. Özellikle televizyon dizileri gibi popüler medya araçlarında sıkça rastlanan, silahların sorun çözmede tek çare olarak gösterildiği algısı, bu mücadelede aşılması gereken temel bir engeldir.

 

Sözlerime son verirken artık bir kız kardeşimizin daha aramızdan çalınmasına tahammülümüzün kalmadığını bilmenizi istiyoruz! Toplum olarak kadına karşı şiddetle mücedeleye herkesi, her kesimi, her sivil toplum kuruluşunu taraf olmaya davet ediyorum. Şiddete toleransımız sıfır olmalı, en ufak bir anlayış bile göstermemeliyiz. Kadına yönelik şiddetin hiçbir haklı boyutu, kadın cinayetlerinin hiçbir hafifletici nedeni olamaz!”