Yargıtay’dan down sendromlu çocukların ailelerini yakından ilgilendiren karar - Bandirma.com | Bandırma Haber | Dağlı Medya HaberBandirma.com | Bandırma Haber | Dağlı Medya Haber

Yargıtay’dan down sendromlu çocukların ailelerini yakından ilgilendiren karar

Yargıtay’dan down sendromlu çocukların ailelerini yakından ilgilendiren karar
Son Güncelleme :

22 Kasım 2021 - 11:32

240 kez okundu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, down sendromunun anne karnında tespit edilmesi için gerekli testlerin ardından hekim tarafından ileri tetkiklerin yapılmaması ve ailenin bilgilendirilmemesi halinde, ‘hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği’ kanısına vararak tazminat hakkının olduğuna hükmetti.

Anne karnında yüksek kesinlik oranıyla belirlenebilen genetik anomalilerden bir tanesi olan down sendromu; İkili Tarama, Üçlü Tarama gibi klasik testler akabinde Amniyosentez ve Nifty gibi ileri tetkikler neticesinde belirlenebiliyor. Sorumlu hekimin ilk testleri yapması ve çıkan sonuçlar sonucunda ileri tetkiklerin gerekliliğine dair karar vermesi gerekmektedir.

Hekimin, ilk testlerde Down Sendromu ihtimalinin düşük olduğu ve ileri tetkiklerin yapılmasına gerek olmadığı yönünde görüş belirttiği takdirde, konuyla ilgili aileyi aydınlatması ve onay alması gerekmektedir. Mağduriyet yaşamakta olan ailelerin başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi konuyla ilgili bir karar verdi.

Karara, rutin testler dışında ileri tetkikleri yapmayan ve yapmayacağına dair aileyi bilgilendirmeyen hekimin ‘aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği’ sebebiyle ailenin tazminat hakkının bulunduğuna hükmedildi.

“Anne, ileri tanı testleri yapılmamasından kaynaklı çocuğunun Down Sendromlu olduğunu bir şok halinde öğreniyor”

Eskişehir’de bir ailenin, konuyla ilgili açtığı tazminat davasında avukatlığını yürüten Av. Dr. Ali Önal, Yargıtay’ın vermiş olduğu kararla ilgili açıklama yaptı. Önal, “Yargıtay 11. Hukuk Dairesi yakın zamanda bir karar verdi. Özellikle genetik hastalığı olan çocukların anne karnında tespit edilmesinin mümkün olduğu belirtildi. Anne karnında 10-20’nci hafta arasında yapılması gerekli olan bir test var. İkili Tarama, Üçlü Tarama testleri; hatta ileri tetkik testleri olarak bilinen, anne karnından amniyosentez sıvısının alınması ve hatta özel şirketlerin yaptığı Nifty testi gibi testler var. Bu testler Down Sendromunun tespitinde yüzde 99 oranında kesinlik veriyor. Anneler gebe olarak hekime gittiklerinde, hekimler tarama testlerini yaptıklarında oranların düşük olmasına istinaden bu testleri yeterli görüyorlar ve ileri tanı testleri yapmıyorlar. Bu testler her ne kadar yeterli görülmüş olsa da anne, ileri tanı testleri yapılmamasından kaynaklı olarak gebeliği sonrasında çocuğunun Down Sendromlu olduğunu bir şok halinde öğreniyor. Dolayısıyla çocuğun burda genetik farklılıktan kaynaklı bir engel durumu oluyor. Yargıtay’a göre hekim her ne kadar bu testleri yapmış olsa da testlerin ne kadar yeterli olduğunu, çocuğun Down Sendromu olup olmadığı noktasında ‘hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini’ belirterek, hekimin sigorta şirketinden aile lehine bir tazminat yükümlülüğüne dair bir karar verdi” ifadelerini kullandı.

“Karar üzerine aileler harekete geçti”

Genetik farklılığa sahip çocukların ailelerinin Yargıtay kararı üzerine harekete geçtiklerini aktaran Önal, “Karar üzerine aileler harekete geçti. Genetik farklılığı olan çocukların aileleri bu tazminat hakkından yararlanmak için harekete geçtiler. Burada aileler evvela hasta raporlarını, tetkik neticelerini almaları gerekmektedir. Hekim bu testleri yapmış mı ve testleri yaparken tüm ileri tanı testlerini yapmış mı ona bakılması gerekmektedir. Eğer yapılmadıysa, yapılmadığına dair aileye bir onam formu verildiyse o zaman hekimin kusuru yoktur. Ancak Yargıtay’a göre Avrupa Biyotıp Sözleşmesi, Nüfus Hizmetleri Kanunu’na göre hekimin ileri tanı testlerini yapmaması noktasında aileyi aydınlatması, yeterli bir biçimde bilgilendirmenin yapıldığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu hem belirttiğim sözleşmeler ve yasalar çerçevesinde hekimin yükümlülüğü hem de bu noktada ailenin aydınlanma gereksiniminin karşılanması demek. Yargıtay, bu biçimde gerekli aydınlatmayı yapmayan hekimin sigorta şirketine, özel hastaneye, eğer devlet hastanesiyse devlete; çocuğun maruz kaldığı engel oranında bir tazminat yüklüyor. Yargıtay, ayrıca ailenin uğramış olduğu manevi zararın da karşılanması noktasında tazminata hükmetti” dedi.


YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.