Osman Müftüoğlu'ndan kaygı bozukluğu yaşayanlara uyarı: Bunu kesip saklayın, ilk 10 belirti - Bandırma Haber Bandirma.comBandırma Haber Bandirma.com

Osman Müftüoğlu’ndan kaygı bozukluğu yaşayanlara uyarı: Bunu kesip saklayın, ilk 10 belirti

Aylardır dünyanın birinci gündem maddesinde yer alan koronavirüs salgını, beraberinde kaygıyı da getirdi. Hürriyet gazetesi yazarı Müftüoğlu, bugünkü köşe yazısında

Bandırma Düğün Salonu

Osman Müftüoğlu’ndan kaygı bozukluğu yaşayanlara uyarı: Bunu kesip saklayın, ilk 10 belirti
Son Güncelleme :

29 Ağustos 2020 - 22:06

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, yanı sıra başka problemleri de getirdi. Onlardan en çok dikkati çeken ise kaygı. Hürriyet gazetesi yazarı Osman Müftüoğlu, bugünkü köşe yazısında “kaygı virüsünü” yazdı:

Uzayan ve belirsizliklerle dolu olduğu anlaşılan pandemi meselesi herkezin kafasını karıştırdı.

Bu karışıklıktan en büyük payı da “KAYGI BOZUKLUĞU” almış gibi gözüküyor. Ben temel göre net ve açık görüntü şu: Bizde ve dünyanın her yerinde toplumların önemli bir bölümünde dozu giderek çoğalan bir kaygı bozukluğu meselesi var. Bu meseleden de en çok mustarip olanlar, en çok yaralen temelnlar salgının başından bu yen temel gözümüzün içi gibi koruduğumuz çocuklar, bayanlar ve yaşlılar! “Peki neyin nesidir, ne yapar bu kaygı bozukluğu? Varsa nasıl anlaşılır? Nasıl önlenir veya tedavi edilir?” Merak ediyorsanız buyurun…

BİR BİLGİ
DOZUNDA KAYGILANMAK NORMALDİR

TÜRK Psikiyatri Derneği (TPD) notlarında şunlar yazıyor: “Kaygı yaşamın normal bir parçasıdır. Herkes günlük yaşam içerisinde şu ya da bu sebeple kaygı duyabilir, kaygılen temelbilir. Kaygının nedeni kimi zaman yetişilmesi gerekli olan bir yer, kimi zaman geçilmesi gerekli olan bir sınav, çocuklar ve aileyle ilgili bir sorun, kimi zaman de sağlık ile ilgili bir konudur. Aslında dozunda kaygı, bir ölçüde lazımdır hatta faydalıdır. Bizim günlük meselelerle başa çıkabilmemiz için hazırlıklı olmamızı, bir tehlike durumunda hızlı bir şekilde karar verip ondan kurtulmamızı sağlar.”

NORMALDE BU TÜR GÜNLÜK KAYGILAR kısa süreli ve dozundadır. Hafiftir, zararsız ve baş edilebilir düzeydedir. Mesele burda da doz ve süre meselesidir. Kaygının da fazlası ve uzun süreni ağır ağır solunan bir zehir gibidir. Kısacası bilelim ki hayatın her alanında olduğu gibi kaygıda da ‘doz meselesi’ ve ‘zaman kavramı’ çok ama çok önemli iki ayrıntılardır. Peki ya doz ve zaman aşıldığında neler oluyor?

BİR UYARI
KAYGIDA DOZ DA ZAMAN DA AŞILDI

FOTOĞRAF çok net: Pandemi çoğumuzda beklenenden daha derin kaygılara yol açtı. “Aşı bulunacak mı, bulunmayacak mı? Etkili ilaçlar geliştirilebilecek mi, geliştirileceklerse ne zaman elimizde olacaklar? Bu hastalık ben temel ya da bir yakınıma da pençesini geçirebilir mi? İşler güçler, ekonomik süreçler önümüzdeki günlerde acaba daha da kötüleşecek mi” gibi sorular doğal olarak “süresi ve dozu kaçmış bir endişe durumu”nu da yanı sıra getirdi. Öyle ki bugünlerde “kaygı bozukluğu” (tıbbi adı ile yaygın anksiyete bozukluğu) en az koronavirüs kadar mühim bir sağlık sorunu olma sürecine girdi. Şöyle etrafınıza dikkatle bir bakın, aşağıda belirtilen belirtileri çevrenizdeki bir çok insanda göreceksiniz.

SORU ŞU
KAYGI HALİ DERİNLEŞİNCE NE OLUYOR

KAYGI meselesi çok derin bir mevzu. Farklı altyapıları, görüntüleri, belirtileri, neticeleri var. Konuştuğum ruh sağlığı uzmanları, meydana gelebilecek bir kaygı sorununun belirtilerini basitçe şöyle sıraladılar: Yorgunluk, isteksizlik, bitkinlik, keyifsizlik, yaygın ağrılar (özellikle baş ağrıları), gaz, şişkinlik, reflü ve benzeri sindirim problemleri, el ve ayaklarda uyuşma, yanma, karıncalanma ve benzeri işaretler, uyku bozuklukları ve kimi zaman ciddi ölçüde uyku kayıpları, sinirli, gergin ve huzursuz bir ruh yapılanması, terleme, ellerde titreme, çarpıntı, odaklanmada zorlanma, unutkanlık eğilimi, dikkat dağınıklığı, kaygı oluşturan düşünce ya da düşüncelerden uzaklaşmada zorlanma, hava açlığı/nefes darlığı… Kaygının dozu ve süresi daha da arttığı zaman bu belirtileri şiddetli mide krampları, sık idrara çıkmalar, bedende ve avuçlarda aşırı terlemeler, her an kötü bir şey olacakmış gibi bir duygu durumu içerisine girmeler, ciddi panik halleri hatta ölüm korkusu bile eklenebiliyor.

BUNU KESİP SAKLAYIN
KAYGI BOZUKLUĞUNUN İLK 10 İŞARETİ

* Uyku bozukluğu.

* Yorgunluk, bitkinlik isteksizlik hali.

* Yaygın ve gezici kas-eklem ve baş ağrıları.

* Huzursuzluk, endişe ve aşırı heyecan durumu.

* Düşünceleri toplama ve odaklanmada zorluk.

* Kan basıncında ve kalp hızında artma, çarpıntı atakları.

* Sersemlik hali, kafa karışıklığı.

* Boğazda düğümlenme hissi, hava açlığı ve havasızlık duygusu ve açık havaya çıkma ihtiyacı.

* Uyuşma, karıncalanma, yanma ve kramplara eşlik eden baş dönmesi durumu.

* Sık sık tuvalete gitme ihtiyacı.

NOT: Tavsiyem şudur, bu belirtilerden 3 veveyaha fazlası sizde de söz konusu olduğunda gecikmeden tıbbi yardım almanız gerektiğini unutmayın.

GÜNÜN SORUSU
KAYGI SORUNUM VAR NE YAPAYIM

GÖRÜNEN o ki önümüzdeki sonbahar ve kışın da en temel gündemimiz yine ve maalesef “PANDEMİ MESELESİ” olacak. Yanılmayı çok isterim ama sorun muhtemelen sonbahar ve kışın biraz daha ön plen temel çıkacak, canımızı biraz daha fazla yakacak. Sadece sağlık alanında değil, ekonomik ve sosyal alanda da mevcut sıkıntılar artarak sürecek. İşte bu sebeple içerisine düştüğümüz kaygı çukurundan bir an evvel çıkmalı, eğer düşmek üzereysek de -ki görünen odur- düşmemek için elimizden gelen her çeşit önlemi almalıyız. Kaygı bozukluğuna karşı uyanık olmalıyız. Çocuk, kadın ve yaşlıların kaygı bozukluğuna daha duyarlı olduklarını unutmamalıyız. Böyle bir tehdidin varlığını hissettiğimizde de hiç gecikmeden ve tereddüt etmeden bir ruh sağlığı uzmanından destek almalıyız.

Bilgilendirme

İHA - Anadolu Ajansı ve diğer ajanslar tarafından yayınlanan yurt haberleri Bandirma.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, söz konusu
ajansların yayınladığı şekliyle Bandirma.com sayfalarında yer almaktadır.
Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır.
Haberle ilgili şikayetleriniz için 
bize ulaşabilirsiniz


YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.