Fibromiyalji Problemi Kadınlar da Daha Sık Görülüyor! - Bandirma.com | Bandırma Haber | Dağlı Medya HaberBandirma.com | Bandırma Haber | Dağlı Medya Haber

23 Ekim 2021 - 06:42

Fibromiyalji Problemi Kadınlar da Daha Sık Görülüyor!

Fibromiyalji Problemi Kadınlar da Daha Sık Görülüyor!
Son Güncelleme :

06 Ekim 2021 - 12:22

39 kez okundu

FİBROMİYALJİ NEDİR?
Fibromiyalji, kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, tetik noktalar, bağırsak problemleri ve duygu durum (anksiyete) bozukluklarının eşlik ettiği kronik bir yaygın ağrı bozukluğudur. Fibromiyaljiye “beyin sisi” dediğimiz bilişsel (kognitif) fonksiyonlarının zayıflaması, diş sıkma, soğuğa aşırı hassasiyet, sabah tutukluğu gibi başka hastalıklarla karışabilecek pek çok ek semptom eşlik edebilir.
Halk arasında ve güncel tıbbi tabirler olarak “kas romatizması, yumuşak doku romatizması gibi isimlerle de anılmakta olan Fibromiyalji, yapılan tetkiklerde somut hiç bir problem çıkmadığı için “Hayalet hastalık” olarak da anılmaktadır. Bana göre Fibromiyalji, kelimenin tam anlamı ile “ızdırap sendromu” hükmündedir.

NASIL OLUŞUR?
Tıbbi bilimsel kaynaklara göre oluşum mekanizması tam çözülememiş olsa da, tablonun bir tarafında kaygı ve duygu durum bozukluğunun, diğer tarafta sindirim-emilim problemlerinin, bir diğer tarafta enerji bedenine ait soruların ve en eninde sonunda somatik ağrıların geliştiği bir ızdırap hali olduğu görülmektedir. Son senelerde yapılan çalışmalarda nöro-endokrin (sinirsel-hormonal) teorisi ön plana çıkmaktadır.

NEDEN KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR?
Kadınlarda Fibromiyalji sıklığını Hormon-Ağrı ilişkisiyle açıklayabiliyoruz. Kadınlar, üreme çağında yoğun ve düzenli ilaçlanma her ay “menstruasyon döngüsü” gereği adet kanaması ve sancılarla hormonal olarak ruhsal-bedendel-enerjisel anlamda bütünüyle alt-üst olan karmaşık 1 hafta geçirmektedirler. Fibromiyalji sendromunun nerdeyse 4’te 3’ünün kadınlarda görülmesi;son çalışmalarda “Nöro-Endokrin” teorileri öne çıkarmaktadır ki; hem stres hormonlarının (kortisol, adrenalin vs..) hem de kadınlık hormonlarının (östrojen, progesteron vb..) düzensizlik ve bozukluğunun ağrıların tetiklenmesi, uzun devam etmesi, şiddetinin fazlalığı ile bağlantılı olabileceği yönündedir.
Üreme çağındaki bayanların; zaten düzenli ilaçlanma ayda bir kez ve ortalama 1 hafta süresince adeta hormonal olarak alt üst olması ve bununla ilgili gerginliklerin, yaşamındaki çeşitli bilinçaltı iz bırakan stres travmalarıyla birleşimi, bu kronik ızdırap sendromuna giden yolun taşlarını döşüyor olabilir.

FİBROMİYALJİLİ KADIN NELER YAŞIYOR?
Gece uyku bozukluğu yüzünden işkenceye dönen ızdıraplı saatler; sabahları ağrılarla tutuklukla başlayan hayatın eziyeti; evin işlerini yapamamak, çocuklarına eşine yetememek ve kaygı-endişe problemlerini zirvede yaşamak; beyin sisi dediğimiz tarifi imkânsız bir zihin bulanıklığı ile zindana dönmüş bir hayat mücadelesi…

NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR?
Hasta üç boyutlu değerlendirilmelidir. Somatik (fiziki) beden, Enerji bedeni ve Ruh bedeni beraber iyileşmelidir. Çare, Bütüncül yaklaşımla yapılacak Analizlere dayalı Kişiye özgü Bütüncül yaklaşımla planlanacak hastaya özgü Terapi Bakanlığımız tarafından onaylı 15 çeşit GETAT yöntemlerinin Kombinasyonudur; en başarılı sonuçları böyle alıyoruz, başka yolu yoktur!

Bilimsel çalışma sonuçlarına göre net ifade edecek olursak,
Fibromiyaljinin;
1-Kas ve Zarını ilgilendiren Enflamatuvar Fizyokimyasal bileşeni;
2-Nöro-Psikiyatrik yani sinirsel-ruhsal bileşeni
3-Bağırsak-Sindirim-Besin bileşeni;
4-Enerji Sistemi Bozuklukları beraber eş-zamanlı olarak şifa bulmalıdır.
Tüm bu bilgiler ışığında her hasta özel olarak ele alınmalı, ezbere ve rutin tetkik/tedavi standartlarıyla değil, bütünüyle kişiye özgü terapilerle şifalandırılmaya çalışılmalıdır. Dikkat ederseniz bu tedavi planlarının Eş-Zamanlı ve bireye özel içerik/tarzda uygulanması esastır!
Bugüne kadar Kişiselleştirilememiş ve hastaya göre Doğru Kombinasyon yapılamamıştır ki iyileştirilememiştir!


YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: