Avrupa şampiyonu eskrimci Fatma Zehra Köse: ‘Kılıç kadına pek yakışır’ - Bandırma Haber Bandirma.comBandırma Haber Bandirma.com

    Avrupa şampiyonu eskrimci Fatma Zehra Köse: ‘Kılıç kadına pek yakışır’

    Avrupa şampiyonu unvanına sahip milli eskrimci Fatma Zehra Köse, Sözcü Gazetesi’ne özel açıklamalar yaptı. Ülkemizde son dönemde yükselen branşa dair detaylar veren Köse, eskrim sporuna başlama hikayesini anlattı

    Bandırma Düğün Salonu

    Avrupa şampiyonu eskrimci Fatma Zehra Köse: ‘Kılıç kadına pek yakışır’
    Son Güncelleme :

    29 Ağustos 2020 - 22:10

    172 kez okundu

    Eskrim, sporun en eski ve elit branşlarından biri olsa da Türk halkına çok uzak. Son senelerde alt yaş kategorilerinde elde edilen global başarılar, bu sporu konuşulur hale getirdi.

    Milli eskrimci Fatma Zehra Köse, kariyerini ve bu sporun Türkiye’deki durumunu SÖZCÜ HaftaSonu’nda Yasin Yıldırım’a anlattı.

    – Bize kendisinden bahseder misin?

    – 1997 doğumlu, müzik dinlemeye ve müzik yapmaya tutkulu, ailesine sevgiyle bağlı, ülkesini yurt dışı platformlarda gururla temsil eden, madalya peşinde koşan bir sporcuyum.

    – Eskrime nasıl başladın?

    – Hayatımın iki başrol oyuncusunun etkisini ve kesişimini anlatmam lazım. Hikâyenin başlangıcı spordan çok müzik ile alakalı esasında. Annem ve babam müzik öğretmeni. Teyzem ben küçükken konservatuarda opera ve bale okuyordu. Notaların ve enstrümanların içinde büyüdüm hep. Teyzem sahne sen temeltlarındaki ritim için eskrim dersleri alıyordu. Bir gün beni de çağırdı ve denedim, enteresan geldi, başladım. 10 yaşımdaydım.

    – 23 yaş altında Avrupa şampiyonluğu…

    – O şampiyonluğun hikâyesinin en temel başlığı kardeşlik, takımdaşlık ve dostluk. Alt başlığı ise şu ifade: Geridönüşlerin hastasıyız! Eskrimde ekol ve dev ülkelerle maça çıktık. Çeyrek finalde Rusya karşısında 40- 30 gerideyken son seansta bir mucize oldu ve 45-42 kazandık. Havayı yakalayınca ev sahibi Belarus’u devirdik, sonra da finalde Fransa’yı yenerek altın madalyaya uzandık. Çok güzeldi.

    – Eskrimci olmanın zorlukları neler?

    – Yarışma takviminin yoğunluğu, yurt dışı seyahatlerinin çok olması (korona öncesi için tabii ki bu), aileden ve arkadaşlardan uzakta fazlaca vakit geçirmek. Branşın tekniklerine dair zorlandığım bir şey yok açıkçası. En zoru ayrılıklar, özlem, mental mücadele. Ülkeyi temsil ediyor olmak ise insanı çok gururlandıran ve tatmin eden bir şey.

    – Eskrim nasıl bir spor?

    – Satranca benzetebiliriz. Rakibin hamlelerini çok iyi okumalı, iyi bir beden dili uzmanı olmalısınız. Refleksleriniz güçlü olmalı ve çok çabuk reaksiyon verebilmelisiniz.

    Bu gönderiyi Instagram’da gör

     

    (@zehrakose)’in paylaştığı bir gönderi (30 Oca, 2020, 9:27öö PST)

    – ‘İş bilenin kılıç kuşen temelnın’ diyebilir miyiz?

    – Her iş layığıyla yapıldığında yükselir ve kıymet bulur. Kim yapmış olduğu işin hakkını veriyorsa karşılığını elbet bir gün alır buna çok inanırım. Sabırla, en iyi biçimde işini yap. İş ne olursa olsun. Beyaz yakalı da olabilirsin, temizlik işçisi de sporcu da. Emek çok değerli. Kılıç da kuşen temelna yakışır, kadına da ayrıca pek yakışır!

    – Hedeflerinden bahseder misin?

    – Öncelikle sporcu olmayı ve sporcu hayatı sürdürmeyi çok seviyorum. Diyet programlarından, ağır antrenmanlardan, uzun yolculuklardan ve stresten kesinlikle şikâyetçi değilim. Bu yaşam biçimi tam da ben temel göreymiş, sporda ilerledikçe bunu açık bir biçimde fark ettim. Öncelikli hedefim daha sağlıklı ve kuvvetli bir sporcu olarak kalmaya devam etmek ve gelişmek. Avrupa ve dünya şampiyonlukları, olimpiyat madalyası. Hepsi adım adım.


    FİKSTÜR - Maç Yok

    Tümünü Gör

    YORUM YAP

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.